You are currently browsing the category archive for the ‘Klişeler’ category.

Bu afişi asan Türkçü Toplumcu Budun Derneği’nin onursal başkanlığına Eski Bulgar Komünist Lideri Todor Zhirkov’u aday gösteriyorum. O da Bulgaristan’daki Türkler’in nüfus artışından çok şikayetçiydi.

Bu arada son zamanlarda Kürtler’in sözde nüfus artışının bu kadar gündeme getirilmesini de zamanlama olarak manidar buluyorum gerçekten. kurd

225px-Todor_Živkov_(fototeca.iiccr.ro)

Ne zamandır draft duruyor, kafayı toparlayıp da yazamadım bir türlü. Bu serinin devamı geleceğini düşündüğüm için numaraladım başlığı. Sürekli tekrarlanıp, yine de anlamlarını yitirmeyen, her telafuz edildiğinde yavru demokrasimizin altını biraz daha oyan lafları sıralamak geldi aklıma. Tam yerine denk gelince ardına bir de manzara koydum.

  • “Çanakkale’de Türk Kürt beraber savaştık”

Emekli tümgeneral, kansız insan Osman Pamukoğlu‘nun bomba açıklamalarıyla yeniden gündeme gelen bir söz bu. Normalde bu lafı edenler, Türk – Kürt beraber savaştık, o zaman ayrılık yoktu. Şimdi PKK, terör vs aramıza nifak tohumları sokuyorlar diye devam eder. Kimse demez ki madem beraber savaştık, Kürtler’in var olduğunu bile niye o kadar sene kabul etmedik. Niye adamların ismini bile yasakladık. Ama Osman Pamukoğlu ve onun türevleri olayı bir adım daha ileri götürmüşler, Çanakkale’de Kürtler yoktu diyorlar. Sanki olduklarını düşündüğümüz zaman onlara büyük mükafat verdik de olmadıklarını anlayınca madalyalarını geri alacağız. Boş laf parayla değil. Yürü be Osman, Anzaklar’ı gömdüğümüz yere Kürtler’i de gömelim.

  • “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıpratmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir”

Dışardan kimsenin müdahale etmesine pek gerek yok aslında TSK’yı yıpratmak için. Milletin biraz gözü açıldıkça, medya (çoğu zaman Taraf gazetesi) biraz araştırdıkça TSK kendi kendinin kuyusunu kazıyor zaten. Eline pimi çekilmiş bomba verilen askerin kaza diye yutturulmaya çalışılması, ortaya çıkan darbe günlükleri, Ceylan Önkol’un açıklanamayan ölümü, Aktütün’ün bilindiği iddiaları, Jitem cinayetleri… Daha uzar bu liste, TSK bu kafayla giderse kendi bindiği dalı keser. Yürü be TSK, aşınmayan yıpranmayan bir tek Allah var.

Bence bu cümlenin içinde gizli aslında MHP’nin çaresizliği. MHP kuruluşundan beri, üretmeye yaratmaya pozitif katkı yapmaya çalışan bir parti olmadı. Kendisini tanımlarken hep başkasını karşısına alarak, farklarını ortaya koyarak öne çıktı. Mesela önce komünizm vardı. Komünizmin iyi veya kötü bir ekonomik düşüncesi, bir sosyal planı varken, MHP’nin elinde anti-komünist olmasından başka elle tutulur bir fikir yoktu. Sonra terör tekrar gündeme geldi, Apo yakalandı, süreç normalleşmeye başladı. MHP’ye yeniden gün doğdu, karşı çıkabileceği, kavga edebilecek bir odak noktası bulmuştu ne güzel. Gelsin oylar, gelsin milletvekilleri.

Velhasıl, MHP’ye bakınca Beşiktaş’ın eski savunma oyuncusu Rahim Zafer’i hatırlarım. Kademeye güzel girerdi, sağlam top keserdi ama sonra o topla ne yapacağını bilemezdi. MHP’de böyle işte, bozmaya, yıkmaya, kırmaya, protestoya gelince en kral onlar, iki pas yap, bir oyun kur, bir vizyon geliştir derseniz: TISSSSS. Bu kafayla MHP hep birilerine yanıt verir, tepki koyar. Yürü be Devlet, en sert tepkiler senin olsun.

  • “Terörle mücadelemiz artan bir kararlılıkla devam edecektir”

Örnek: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Güvenlik kuvvetlerimizin tek görevi vardır, o da teröristleri bulup etkisiz hale getirmektir. Bu görev, önümüzdeki dönemde artan bir kararlılık ve şiddetle devam edecektir” dedi.

25 senedir artan bir kararlılık mevzu bahis. Fizikte yüksek bir yerden atılan bir cisim bile bir yerden sonra ivmelenmeyi keser, bir son hıza ulaşır ve o hızda kalır. Ama bizim TSK’nın kararlılığı sürekli gaza basıyor, sürekli coşuyor, kabına sığmıyor, siyasete taşıyor. Yürü be İlker, kararlılık senin köpeğin olur.

Devamı gelecek.