You are currently browsing the category archive for the ‘Medya’ category.

Üsteğmen Ali O.’nun komutanlık saatinde yaptığı birtakım bomba konuşmalardan şu postta bahsetmiştim, not defterime bakarken bir iki noktayı atladığımı hatırladım. Onları da ekliyorum.

“Misyonerlik faaliyetleri en çok üniversite ortamlarında yapılıyor. Gençlere erkekli kızlı ortamlar ayarlıyorlar, zaten gençler ne varsan alıyor. Amaç Türkiye’yi uzun vadede yıkmak.”

“Amerikan filmlerinde kilise, Amerikan bayrağı, ABD başkanını gösterince bu filmlere vergi indirimi yapılıyor”

“Mesela filmde Rambo ne yapıyor, bizim din kardeşimiz Afganları öldürürken biz Rambo’yu tutuyoruz.”

Misyonerlik faaliyetinden TSK’ya ne? Türkiye’nin dinine siz mi bakıyorsunuz. Onu geçtim, ABD’de sinema sektörü için böyle bir vergi mevzuatı olduğunu hiç zannetmiyorum. Onu da geçtim, o bahsedilen filmde ( bkz. Rambo III), Rambo Afgan kankalarıyla beraber Ruslar’a dalıyor. Mücahitler, Rambo’yu kurtarıp bağırlarına basıyorlar filmin sonunda. Bir beraber bayram namazı kılmadıkları kalıyor. Boş keseden sallamaya gelince on puan on puan TSK şampiyon, sonra “güçlü ordu güçlü türkiye”, yok ya.

Öncelikle parçalanmış ceset görüntülerinden rahatsız olacak arkadaşlar aşağıdaki resimlere lütfen bakmasınlar.

 

İnternette Kürt sorunu ile ilgili araştırma yaparken, American Kurdish Information Network (AKIN) websitesinde çok ciddi bir iddiaya rastgeldim. Sitede şu sayfada yer verilen iddiaya göre, Nisan 1995’te Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’na mensup askerlerin öldürdükleri dört tane PKK militanının parçalanmış cesetleriyle fotoğraf çektirdiği öne sürülüyor. Sayfadaki küçük resimler açılmadığı için büyük versiyonlarını bu yazının sonuna ekledim.

Fotoğrafların yayımlandığı haftalık gazetenin ismi “The European”, o bu gazete mi kesin emin değilim ama vikipedi’de şöyle bir bilgi var bu gazete hakkında.

Son olarak şunu kesinlikle belirtmem lazım: bu resimlerin denilen şartlar altında, askerler tarafından çekildiğine dair bir kanıt yok, fotoğrafların orjinal olup olmadığını belirleme imkanı da yok. Fotoğraftakilerin gerçek asker veya PKKlı olduğunu da kesin olarak bilmiyoruz. Bunları bu blog’a koyarken sadece bu iddianın ciddi bir suçlama olduğunu ve daha çok insanın bundan haberdar olması gerektiğini düşündüğüm için koyuyorum. Haberin içeriğinin doğruluğu veya yanlışlığı konusunda hiçbir fikir belirtemiyorum.

 

photo1

photo2

photo3

photo4

photo5

photo6

photo8

“Geçenlerde Fransa’da bir üniversitede, Sorbonne Üniversitesi’nde, şunu söylemiştim, başta Kürtler ve Türkler olmak üzere, dünyanın bütün ezilen halklarının artık yüzlerini dağlara dönüp ağlamasını istemiyorum, benim meselem tamamıyla buydu”  -Ahmet Kaya

Başlıkta ÖSS usülü anlatım hatası yaptım, ama o sizi denemek için.

O değil de kapatmışlar ya. MÜYAP dava açtı kapattırdı deniyor. Ama o da bir noktada spekülasyon. Artık yalama olduk, kapatmanıza birşey diyemez olduk, ama insan yerine koyun da bizi niye kapattığınızı söyleyin. Bu kadar zor mu lan? Merak ettim işte, merak etmek de mi suç lan? Bu da mı gol değil hakim bey, bu da mı ofsayt?

Kürt açılımı bitince interneti de açsınlar. Allahına gurban.

Bloomberg’in haberinden aldım. Amerika’daki blogcu kardeşlerimizden bazıları bloglarında yazdıklarından dolayı kendilerine dava açılması durumunda avukat masraflarını ve hukuki cezaları kapsayacak sigortalar satın alıyorlarmış. Bazıları parayı basıp sigortayı alırken, bazıları da inat edip dik duruyorlarmış. O değil de blogculara dava açılırsa bunu savunmanın masrafı beşbin ile yüzbin dolar arasında değişir diyorlar. Yuh. Türkiye’de hapise giren, ceza alan blogcu var mı bilinen acaba?

Gazete taklidi Milliyet yine şov yapmış. Cem Garipoğlu’nun hapishanede diğer tutuklulardan ayrı kalacağından, voltaya ya tek başına ya da enterne edilmiş (o ne demekse) bir eşcinsel suçluyla çıkarılacağından bahsetmiş. Haberin başlığı da güzel:

Volta arkadaşı eşcinsel, komşuları ‘tecavüzcüler’

Ama işin üzücü tarafı, haberin genel sunumu. Sanki eşcinsellik de bir suçmuş gibi sunuluyor. Bir tarafta tecavüzcüler diğer tarafta eşcinsel. Peki eşcinsel mahkumun suçu neymiş? Eşcinsel olmak mı?